Biçer Pano: Yerelden Küresele Uzanan Bir Üretim Hikâyesi
Türkiye’nin sanayi dönüşümünde 50 yılı geride bırakan Biçer Pano, bugün yalnızca bir pano üreticisi değil, aynı zamanda endüstriyel altyapı çözümlerinde ihracat gücüyle öne çıkan bir üretim markası. Aydın merkezli şirket, 2025 itibarıyla hem üretim kapasitesini hem de ihracat pazarlarını genişleterek Türkiye’nin enerji sektöründeki büyüme ivmesine eşlik ediyor.
Firmanın kurucusu Mehmet Biçer, üretim teknolojisinden Ar-Ge stratejisine, uluslararası pazarlardaki konumlanmadan bölgesel üretim avantajlarına kadar birçok konuda Electricity Turkey’e değerlendirmelerde bulundu.
Biçer Pano 50 yılı geride bıraktı. Bugün üretim yelpazeniz nasıl şekilleniyor?
Kuruluşumuzdan bu yana hem boş hem de elektro montajlı panolar üretiyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, ürün portföyümüz yalnızca elektrik panolarıyla sınırlı değil; enerji, inşaat ve makine sektörlerine özel çözümler de geliştiriyoruz. Fabrikalar, hastaneler, oteller, alışveriş merkezleri ve okullar gibi birçok farklı projede aktif rol alıyoruz. Ayrıca TEDAŞ tedarikçi listesinde yer alan bir üretici olarak, kamu altyapı projelerinde de ürünlerimiz ülke genelinde kullanılıyor. Bu da markamıza hem görünürlük hem de güven kazandırıyor. Son on yıldır düzenli olarak katıldığımız uluslararası fuarlar, markamızın dış pazarlarda tanınmasına büyük katkı sağladı. Bugün üretimimizin yaklaşık yüzde 50’sini ihraç ediyoruz. Bu oran, Türk sanayisinin son yıllarda yakaladığı ihracat odaklı büyümenin bizdeki yansımasıdır.
Üretimde sizi rakiplerinizden ayıran teknik farklar neler?
Temel farkımız, üretim kalitesini tamamen otomasyon temelli sistemlerle garanti altına almamız. Panolarımızı dünya standartlarına uygun şekilde, el değmeden üretiyoruz. Tesisimizdeki tam otomatik boya hattı, uluslararası kalite standartlarının gerektirdiği yüzey dayanıklılığını sağlıyor. Ayrıca, toz, nem ve suya karşı dayanıklılığı artırmak amacıyla poliüretan conta dökme sistemini otomatikleştirdik. Bu sayede ürünlerimiz hem estetik hem de uzun ömürlü hale geldi.
Sac işleme sürecinden montaja kadar tüm aşamalarda dijital kontrollü makineler kullanıyoruz. Bu teknolojik altyapı ve deneyimli ekibimiz, Biçer Pano’yu sadece yerel değil, uluslararası rekabete açık bir üretici haline getirdi.
Sonuç olarak biz artık sadece “pano üreten” değil, enerji verimliliğini ve güvenliğini artıran mühendislik çözümleri geliştiren bir sanayi firmasıyız.
Ürünlerinizi kullanan firmalardan gelen geri bildirimler üretim stratejinizi nasıl etkiliyor?

Müşteri geri bildirimlerini bir nevi Ar-Ge girdisi olarak değerlendiriyoruz. Avrupa’dan, Orta Doğu’dan, hatta Afrika pazarından dahi memnuniyet mesajları alıyoruz. Özellikle Avrupa’daki iş ortaklarımızdan gelen olumlu dönüşler bizim için önemli çünkü Avrupa pazarı kalite ve sertifikasyon açısından oldukça seçicidir. Ürün kalitesi, teslimat disiplini ve lojistik süreçlerdeki hassasiyetimiz, bu pazarlarda markamıza güven kazandırıyor. Ayrıca yurtiçinde birlikte çalıştığımız taahhüt firmalarından da montaj kolaylığı ve dayanıklılık açısından yüksek memnuniyet alıyoruz. Bu da bizi her yeni üretim serisinde “bir öncekinin üstüne koymaya” teşvik ediyor.
Ar-Ge yatırımlarınızın şirket büyümesindeki rolü nedir?
Artık üretimde sürdürülebilirlik, sadece kapasiteyle değil, yenilikle ölçülüyor. Biz de son yıllarda Ar-Ge faaliyetlerimizi büyüme stratejimizin merkezine aldık. Müşteri talepleri değiştikçe, panolarımıza yeni fonksiyonlar ve dijital bileşenler entegre ediyoruz. Özellikle yurtdışında yürüttüğümüz projelerde her müşteri için özel üretim gereksinimleri doğuyor.
Buna cevap verebilmek için esnek tasarım kabiliyetimizi güçlendirdik. Yakın zamanda, dünya çapında tanınan bir firmayla yaptığımız proje sonrası bize iletilen resmî teşekkür mektubu, doğru yolda olduğumuzun göstergesi. Bu başarı üzerine o firmayla uzun vadeli gizlilik ve iş birliği anlaşması imzaladık. Artık Biçer Pano, sadece üretici değil, aynı zamanda çözüm ortağı olarak da konumlanıyor.
Özel projelere yönelik pano tasarımı talep eden müşterilere nasıl yaklaşıyorsunuz?
Üretici olmanın en büyük avantajı, esnek davranabilme kabiliyetidir. Her proje için “tek tip üretim” anlayışıyla değil, “ihtiyaca göre mühendislik” yaklaşımıyla hareket ediyoruz. Bazı müşteriler, kendi sistemlerine uygun özel ölçü veya bağlantı noktaları talep edebiliyor. Biz bu özel gereksinimleri üretim hattımıza kolayca adapte edebiliyoruz. Bu esneklik, bizi tercih edilir kılıyor.
İhracat pazarlarınızda 2025 itibarıyla nasıl bir tablo var?
ENCLO markamızla üretimimizin yarısını ihraç ediyoruz. Afrika’da Kenya, Gana ve Mısır, Avrupa’da İspanya, Belçika, Romanya ve Yunanistan, Orta Doğu’da ise Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başlıca pazarlarımız.
Bu bölgelerdeki büyüme stratejimiz, yalnızca satış değil, aynı zamanda uzun vadeli iş ortaklıkları kurmak üzerine kurulu.
Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Kuzey Afrika ve Doğu Avrupa’da yeni distribütörlük anlaşmalarıyla bu ağı genişletmek. Türkiye’nin ihracat hedefleriyle paralel olarak biz de üretimimizi global taleplere göre şekillendiriyoruz.
2026 yılında Biçer Pano’nun öncelikli hedefi nedir?

Son üç yılda düzenli bir büyüme ivmesi yakaladık. 2022’den günümüze küresel belirsizliklerin ve savaşların gölgesinde geçse de, 2024-2025 bizim için ciddi toparlanma yılları oldu. 2026’da hedefimiz, üretim kapasitesini artırırken katma değeri yüksek ürünlerin oranını büyütmek. Çünkü artık sadece üretmek değil, akıllı ve sürdürülebilir üretim yapmak gerekiyor.
Enerji yatırımlarındaki artış Türkiye için büyük bir fırsat; biz de bu fırsatı değerlendiren firmalardan biriyiz. Dolayısıyla 2026 bizim için, küresel rekabette konumumuzu güçlendireceğimiz bir yıl olacak.
Son olarak, Aydın’da üretim yapmanın ekonomik açıdan avantaj ve dezavantajlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Aydın bizim kökümüz, dolayısıyla burada üretim yapmak bizim için sadece coğrafi değil, duygusal bir tercih. Büyükşehirlerde olmanın müşteri erişimi açısından avantajları var, ancak Aydın’da üretimin farklı avantajları da mevcut.
Personel maliyetleri, enerji giderleri ve lojistik yükler büyükşehirlere göre daha düşük. Bu durum, rekabetçi fiyatlarımızı korumamıza ve yatırımlarımıza kaynak ayırmamıza olanak tanıyor. Aydın’dan dünyaya ihracat yaparak aslında yerel üretimin global ölçekte ne kadar güçlü olabileceğini de göstermiş oluyoruz.
Biçer Pano, bugün yarım asrı aşan tecrübesini ileri teknolojiyle birleştirerek Türkiye’nin sanayi dönüşümüne katkı sunuyor.
Yerel köklerinden güç alarak küresel pazarlarda yer edinen marka, 2026’da “kalite, güven ve sürdürülebilir üretim” ekseninde büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.