Küresel ölçekte artan elektrik talebi, enerji sistemlerinde köklü dönüşümü zorunlu kılıyor. Uzmanlara göre, geleceğin enerji altyapısında şebeke yatırımları, dijitalleşme, yapay zeka destekli şebeke yönetimi ve enerji depolama sistemleri belirleyici olacak.
Enerji Ekonomisi ve Finansal Analiz Enstitüsü (IEEFA) Elektrik Sektörü Analisti Jonathan Bruegel, elektrik talebindeki artışın tek bir çözümle karşılanamayacağını belirtti. Bruegel'e göre, çözüm ancak eş zamanlı üretim yatırımları, şebeke güçlendirme ve depolama teknolojilerinin birlikte geliştirilmesiyle mümkün olacak.
Güneş ve rüzgar gibi kesintili yenilenebilir enerji kaynaklarının yanı sıra hidroelektrik, jeotermal ve sürdürülebilir biyokütle gibi yönetilebilir yenilenebilir kaynakların hızlı devreye alınması gerekiyor. Bazı ülkelerde ise nükleer enerjinin rolünün korunması veya genişletilmesi gündemde.
Ancak yalnızca yeni üretim kapasitesi yeterli değil. Uzmanlara göre asıl kritik konu, iletim ve dağıtım şebekelerinin genişletilmesi ve dijitalleşmesi.
Elektrifikasyonun artmasıyla birlikte sistemde pik yükler ve oynaklık yükseliyor. Bu nedenle üretim artışı ile şebeke yatırımlarının eş zamanlı ilerlemesi gerekiyor.
Enerji depolama teknolojileri ise dönüşümün merkezinde yer alıyor:
Kısa süreli batarya depolama sistemleri, güneş ve rüzgarla entegre çalışmalı
Doğru ölçeklendirme ile neredeyse 7/24 düşük karbonlu elektrik arzı mümkün
Pompaj depolamalı hidroelektrik, uzun süreli ve mevsimsel depolamada stratejik önem taşıyor
Uzmanlar, özellikle pompaj depolama sistemlerinin halen yeterince değerlendirilmediğini vurguluyor.
Batı Avrupa'da enerji sistemlerinin 2045'e kadar büyük ölçüde yenilenebilir enerji ve nükleer enerjiye dayanması öngörülüyor. Ancak Almanya ve İtalya gibi ülkeler fosil yakıtlardan tamamen vazgeçme konusunda temkinli.
Orta ve Doğu Avrupa'da ise:
Eski kömür santralleri
Şebeke kısıtları
Finansman zorlukları
nedeniyle 2045'e kadar tamamen fosil yakıtsız üretim zor görünüyor.
Küresel ölçekte ise özellikle Çin gibi yüksek talep artışı yaşayan ülkelerde kömür ve doğal gaz, arz güvenliği için üretim karmasında varlığını sürdürecek.
Uzmanlara göre, yenilenebilir enerji yatırımları ve depolama sistemleri hızla ölçeklense de, Avrupa Birliği ülkelerinin fosil yakıt payını minimize etmek için entegre çözümler geliştirmesi gerekiyor.
Bu noktada:
İletim ve dağıtım ağlarının güçlendirilmesi
Akıllı şebeke teknolojilerinin yaygınlaştırılması
Yapay zeka tabanlı tahminleme sistemleri
Gerçek zamanlı şebeke optimizasyonu
enerji dönüşümünün temel taşları olarak öne çıkıyor.
Ancak tüm bu teknolojilerin hayata geçebilmesi için uzun vadeli politika istikrarı, net sıfır hedeflerine siyasi bağlılık ve sürdürülebilir finansman kritik önem taşıyor.